31 Temmuz 2013

'Cep'te 4G iki yıla geliyor

Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, Türkiye'ye 4G teknolojisinin 2015 yılı sonrasında gelmesini beklediklerini söyledi.


Turkcell'in TCELL Genel Müdürü Süreyya Ciliiv, mobil iletişimde dördüncü nesil teknolojisi olan 4G'nin 2015 yılı sonrasında Türkiye'ye gelmesini beklediklerini söyledi.

Üçüncü nesil haberleşme sistemi kurulmasına ilişkin 2008 yılında yapılan lisans ihalesinde Turkcell A tipi lisansı, en yüksek 358 milyon euroluk teklifi vererek kazanırken; sistemin 2009 yılında faaliyete geçmesi operatörlerin mobil internet ve data gelirlerinin önemli ölçüde yükselmesini sağlamıştı.

Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, şirketin 4G (Long Term Evolution-LTE) testlerine ilişkin düzenlenen basın toplantısında, "4G Türkiye'ye ne zaman gelecek kesin tarih belli değil. 2015 sonrasında olmasını bekliyoruz. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ve Ulaştırma Bakanlığı kesin tarihi belirleyecek. Kendileri ile çalışarak en iyi teknolojinin gelmesini sağlayacağız" dedi.

Görüntülü iletişim ve data hızlarını artıran 4G teknolojisi için düzenleyici kurum ve siyasi otorite henüz bir yol haritası açıklamadı.

4G'nin, 3G'nin tamamlayıcı teknolojisi olduğunu söyleyen Ciliv, operatörlerin 3G tarafında yaptığı yatırımların bir kısmını 4G'ye entegre edebileceklerini ifade etti.

Bu konuda 'LTE Advanced' olarak adlandırılan test şebekesini kurduklarını ve bu şebeke üzerinde ürün ve servis geliştirdiklerini söyleyen Ciliv, hazırladıkları testlerde laboratuar ortamında saniyede 891 megabit (Mbps) hıza ulaştıklarını söyledi. Ciliv, 3G teknolojisinde laboratuar ortamında en yüksek 84 megabit hıza ulaşıldığını hatırlattı.

Ciliv, şirketin Turkcell markalı Gebze isimli telefonunun lansmanını yıl sonunda yapacaklarını da sözlerine ekledi.
CNBC-e

Batı'nın Mısır ikilemi

Batı, Mısır politikaları konusunda büyük bir ikilemde. Zira Batılı devletler, Cumhurbaşkanı Mursi'nin ordu tarafından devrilmesini ne sert bir şekilde kınayabiliyor ne de destekleyebiliyor.


Batılı devletler Mısır politikalarında bir çıkmaz içerisinde. Seçimle göreve gelen Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin darbeyle devrilmesine karşı sessiz kalmaları, demokrasi konusundaki ısrarcı tutumlarına olan inancı sarsıyor.

Almanya’daki Mainz Üniversitesi Arap Dünyası Araştırmalar Merkezi Başkanı Günter Meyer, "Batılı hükümetler, Muhammed Mursi’nin 3 Temmuz 2013 tarihinde ordu tarafından devrilmesini sert bir şekilde kınayıp geçiş hükümeti ile işbirliğini reddetseydi, Kahire’deki etkisini yitirirdi" diye konuşuyor. Ancak Meyer’e göre; sebep sadece bununla sınırlı değil. Meyer "Sorun, aslında Batı’nın Mısır’daki nüfuzunu her halükârda sürdürmek istemesi ve Müslüman Kardeşler'in iktidarı kaybetmesinin gerek ABD, gerek Alman hükümeti açısından çok da uygunsuz olmaması. Diğer yanda ise şöyle bir çıkmaz var. Batılı hükümetler bir yanda demokratik değerleri savunmaya gayret gösteriyor. Ama ağızda nasıl döndürülürse döndürülsün, burada bir askeri darbe olduğu gayet açık" diye konuşuyor.

Alman Dış Politika Derneği’nden (DGAP) Mısır uzmanı Christian Achrainer de Batı’nın Mısır politikasındaki çelişkili tutumun yeni olmadığına dikkat çekiyor. Achrainer "Aslında bu çelişki, bilimsel olarak da 'istikrar-demokrasi ikilemi' olarak tanımlanan bu durum yaklaşık 40-50 yıldır mevcut. Yani Batı, Mübarek döneminde istikrarı her şeyden önde tuttu. Zira enerji güvenliği, terörle mücadelenin devamı, İsrail ile olan Barış Antlaşması’na dokunulmaması önemliydi. Ancak birçok Mısırlı ve Avrupalı gözlemcinin Mübarek döneminde Batı’ya yönelttiği suçlama, arada demokratikleşmenin unutulmuş olmasıydı. Batı’nın tüm sözlü açıklamalarında, güçlü bir şekilde demokratikleşmenin arkasında durması ama iş icraata gelince istikrarı, her şeyden önde tutması, Batıya sık sık yöneltilen bir itham olmuştur. Dolayısı ile bu ikilem yeni değildir ancak belki şimdi farklı bir çehreyle karşımızda" diye konuşuyor.

Mursi’nin devrilmesinin ardından Batılı politikacı ve diplomatlar, stratejik çıkarlar ile ilkesel söylemleri arasında bir denge kurmaya çalışıyor. Batı'da kimse Mursi’nin yeniden göreve iade edilmesini talep etmiyor. İktidarın seçimle iş başına gelecek yeni hükümete devredilmesi, talepler listesinin ön sıralarında yer alıyor. Avrupa ve ABD'nin en büyük önceliği, şiddetin daha da tırmanmaması. Bu bağlamda, Mursi dahil siyasî tutukluların serbest bırakılması ve taraflar arasında diyaloğa zemin hazırlanması çağrıları öne çıkıyor.
"ABD ve AB'nin baskı araçları eksik"

Ancak tüm bu çağrı ve talepler, Batı’nın geçiş hükümetine karşı, hangi baskı araçlarını elinde bulundurduğu sorusunu akıllara getiriyor. Örneğin ABD, her yıl Mısır ordusuna 1,5 milyar dolar malî yardımda bulunuyor. Gerçi Amerikan yasaları, darbe ile iktidara gelen hükümetlere bu yardımların yapılmasını yasaklıyor. Pek çok uzman gibi Meyer de, Amerikan yönetiminin Mursi'nin devrilmesiyle ilgili 'darbe' sözcüğünü kullanmaktan kaçınmasını bu yasaya bağlıyor. Meyer, ABD'nin Mısır ile stratejik işbirliğine verdiği öneme dikkat çekiyor ve Mısır ordusunun da para musluğunun kısılmayacağını iyi bildiğini belirtiyor. Meyer, "İktidardaki askerler, ABD’nin en nihayetinde onların yanında olduğunu iyi biliyor. ABD'nin çıkarları bölgenin istikrara kavuşmasından yana. Bunun için de oradaki askerlerle sıkı işbirliği yapmak suretiyle ülkedeki nüfuzunu koruması gerekiyor" diye konuşuyor.

Uzmanlar AB’nin ise elinde geçiş hükümetine karşı güçlü bir baskı aracı olmadığı görüşünde. Alman Dış Politika Derneği’nden (DGAP) Mısır uzmanı Christian Achrainer, Batı’nın sadece baskı aracından değil, aynı zamanda demokratik bir muhataptan da yoksun olduğunu belirtiyor.(Deutsche Welle Türkçe)

Cristiano Ronaldo'nun twitter'da hayranına attığı o özel mesaj

Ronaldo'nun Norveçli bir hayranına gönderdiği mesaj ortaya çıkarken genç futbol sevdalısının videosuna da Portekizli yorum yaptı.

Ronaldo'nun Norveçli bir hayranına gönderdiği mesaj ortaya çıkarken genç futbol sevdalısının videosuna da Portekizli yorum yaptı.

Daniel Nilsen adlı gencin Ronaldo'ya mikro blog sitesi twitter üzerinden yolladığı videoya Ronaldo, "Merhaba Daniel, güzel bir video, hareketlerin de öyle. Çalışmaya devam et ve ayakkabılarını değiştir :)" diye cevap verdi.


Nilsen, Ronaldo'dan gelen mesajın kendini şaşkın bir hale sokutğunu söylerken, Ronaldo tarafından takip edildiğini de belirtti.

Şanslı hayranın imzalı Ronaldo forması kazandığı ve daha önce de Ronaldo ile konuştuğu belirtildi. Nilsen'in Ronaldo'ya yolladığı video ise buydu;

Hayranlarıyla bire bir temas kurmayı seven Ronaldo'nun bu mesajı takipçileri tarafından olumlu karşılanırken, Portekizli yıldızın hayranları bir mesaj alma umuduyla Ronaldo'ya twitter'dan mesajlar yağdırmaya başladı.

Bu arada Ronaldo'nun ABD'de bir beyzbol maçında ilk atıcı olarak sahada yer alacağı ve ilk atışı yapacağı  öğrenildi.(sporx)

Twitter'a taciz butonu geliyor!

Twitter, kötü amaçlı kullanılan hesaplar ile tehdit içeren tweetlerin şikâyet edilmesini sağlayacak yenilikler planlıyor.


Son dönemde özellikle İngiltere'de artan eleştiriler üzerine harekete geçen Twitter, en son iPhone uygulamasında yer verdiği “şikayet et” butonunun, yakında Android ve diğer platformlarda, ayrıca web'de de yer alacağını duyurdu.

Twitter'ın İngiltere'de duyurduğu bu yenilikle birlikte, artık tüm tweet mesajlarında kötü amaçlı kullanımların, taciz, hakaret ve tehditlerin şikâyet edilebileceği bir buton yer alacak.

İngiliz kadın hakları savunucusu ve gazeteci Caroline Criado-Perez, geçtiğimiz haftalarda Twitter üzerinde hakaretlerle karşı karşıya kalmış, tecavüz ve ölüm tehditleri almış ancak Twitter'a yaptığı şikâyetlere günlerce yanıt alamamıştı. Gazeteciye destek veren İşçi Partisi milletvekili Stella Creasey de sosyal medyada benzer tehditlerin kurbanı olmuştu.

Bunun üzerine internet üzerinde başlatılan imza kampanyasıyla, Twitter'dan kullanıcıları tehdit ve tacizlerden koruyacak adımlar atması istenmişti. Kampanyaya şu ana kadar 80 binden fazla kişi imzalarıyla destek verdi.

İLK OLARAK IPHONE UYGULAMASINDA

Twitter'ın İngiltere Genel Müdürü Tony Wang yaptığı açıklamada, şirketin internette kötü amaçlı kullanımlar sorununu ciddiye aldığını, şikayetlerin daha kolay şekilde bildirilebilesi için yenilikler üzerinde çalıştıklarını kaydetti.

Twitter'ın eski uygulamasında, kötü kullanımları şikâyet etmek için uzun başvuru formlarını doldurmak gerekiyordu. Birçok kullanıcı, yaptıkları şikâyetlerin dikkate alınmadığı ya da çok geç işleme konduğu eleştirisinde bulunuyordu.

Twitter'ın İngiltere Genel Müdürü Wang, en son iPhone uygulaması ve mobil internet sitesindeki fonksiyonla, her bir tweet mesajında, “Tweeti şikayet et” butonunun yer aldığını, bu şekilde kötü amaçlı kullanımların bildirilmesini kolaylaştırmaya çalıştıklarını kaydetti.

Angelina Jolie Hollywood'un en çok kazanan kadın oyuncusu

Forbes dergisinin hazırladığı 'Hollywood'un en çok kazanan kadın oyuncuları' listesinin ilk sırasını bu sene, tahminî 33 milyon dolarlık kazancıyla, Angelina Jolie aldı.


Bir sonraki filmi, Uyuyan Güzel'in Disney tarafından yeniden uyarlanmış hâli ‘Maleficent’ olan Jolie, 2012 listesinde üçüncü sıradaydı.

Silver Linings Playbook (Umut Işığım) adlı filmdeki rolüyle Oscar kazanan Jennifer Lawrence ikinci sırada yer aldı.

Büyük başarı kazanan Hunger Games (Açlık Oyunları) filmindeki rolü de Lawrence’a 26 milyon dolarlık kazanca ulaşmasında yardımcı oldu.

Listede ilk üçü tamamlayan isim ise Twilight (Alacakaranlık) serisinin oyuncusu Kristen Stewart oldu. Stewart'ın bu yılki kazancı 22 milyon dolar.

Forbes bu listeyi oluşturmak için, sinema dünyasının önde gelen isimleriyle, yapımcılar ve yöneticilerle görüşmeler yapıp sanatçıların 2012 Haziran'ından 2013 Haziran'ına kadar elde ettikleri kazancın bir tahminini yapıyor.

Forbes'Un internet sitesine göre, Hunger Games'deki rolü için 1 milyon doların altında bir ücret alan Jennifer Lawrence'a Lionsgate şirketi, serinin ikinci filmi Catching Fire için daha yüksek bir ödeme yaptı.
Forbes listesinin dördüncü sırasını, 20 milyon dolarlık geliriyle, yeni filmi We're the Millers gelecek hafta Amerika Birleşik Devletleri' nde gösterime girecek olan Jennifer Aniston aldı.

The Amazing Spider-Man (İnanılmaz Örümcek Adam) filminde, gerçek hayattaki erkek arkadaşı Andrew Garfield'la birlikte rol alan Emma Stone’un 16 milyon dolarlık geliri, oyuncuyu listenin beşinci sırasına yerleştirdi.

Altıncı sırayı 15 milyon dolarla Charlize Theron alırken, geçen yılki sıralamada üçüncü olan Sandra Bullock, 14 milyon dolarlık tahminî geliriyle bu yıl yedinci sıraya geriledi.

Yedinci sırayı paylaşan bir diğer isim ise yine 14 milyon dolarla Natalie Portman oldu. Geçen yıl altıncı sıradaki Julia Roberts 11 milyon dolarla bu yıl dokuzuncu sıraya geriledi. Listenin yeni ismi Mila Kunis, 11 milyon dolarlık geliriyle Julia Roberts’la birlikte dokuzuncu sırayı paylaştı.

En çok kazanan kadın oyuncuları

Angelina Jolie - $33m
Jennifer Lawrence - $26m
Kristen Stewart - $22m
Jennifer Aniston - $20m
Emma Stone - $16m
Charlize Theron - $15m
Sandra Bullock - $14m
Natalie Portman - $14m
Mila Kunis - $11m
Julia Roberts - $11m
Kaynak: Forbes
BBCTURKCE

Google Chromecast isimli cihazıyla televizyonda yeni bir atılım yapmayı hedefliyor

Google bir dizi yanlış çıkışın ardından Çarşamba günü evlerin oturma odalarına girmek için yeni bir girişimde bulundu.


Arama devinin tanıtımını yaptığı 35 dolarlık cihaz, televizyonların mobil cihazlarla kablosuz bağlantı kurarak televizyon ekranlarından internetteki içeriğe ulaşabilmelerini sağlıyor.

Tablet bilgisayarlar ve akıllı telefonların tüketicilerinin zamanının büyük bölümünü ele geçirmesine rağmen ev eğlence sistemi denildiğinde televizyonla interneti buluşturma fikri halen önemli bir odak noktası. Google da son olarak attığı adımla Apple ve Microsoft  gibi rakiplerine katılmış oldu.

Google'ın Chromecast isimli 5 santimlik televizyon cihazı görünüş olarak usb'den bağlanan flash sürücülere benziyor. HDMI girişinden bağlanan cihaz, kablosuz internet bağlantısıyla akıllı telefon ya da dizüstü bilgisayarlardan kontrol edilebiliyor.

Google'ın Android yazılımının yanında, Apple'ın iPhone ve iPad'leri ile de uyumlu olan cihaz Çarşamba günü BestBuy.com, BestBuy.com ve Google'ın uygulama mağazası Play store'da satılmaya başladı.

Chromecast, Apple'ın 99 dolardan satılan benzer özelliklere sahip cihazına göre düşük fiyatıyla öne çıkıyor. Apple TV isimli cihazın kullandığı "AirPlay" teknolojisi Chromecast ile benzer ancak daha fazla özelliğe sahip ve uygulamalar direkt olarak üzerinde çalışıyor. Microsoft'un 199 dolardan satılan Xbox 360 isimli oyun konsolu da "SmartGlass" ismi verilen benzer bir teknolojiye sahip, Apple, Android ve Microsoft'un yazılımını kullanan akıllı telefonlar tarafından kontrol edilebiliyor.

Apple 2007 yılından bu yana 13 milyon adet Apple TV satışı yaparken bu satışların yarısı geçen yıl gerçekleşti.

Chromecast kullanıcıları örnek olarak internete bağlı tabletlerinden YouTube'deki videolara ulaşarak televizyonlarında görüntüleyebiliyor. Google milyonlarca internet sitesi ve uygulamayla internet üzerinden en fazla reklam yayınlayan şirket. Dolayısıyla Google'ın internetteki içeriğin televizyonlarda daha fazla yer almasını sağlaması şirketin ana faaliyet alanı için de oldukça önemli.

—Bu habere Ian Sherr de katkıda bulunmuştur.
www.wsj.com.tr/

27 Temmuz 2013

Bilim Adamları "Sahte Anı " Oluşturdu

ABD’nin Massachusetts eyaletindeki RIKEN-MIT Merkezi’nde farelerin beyninde ilk kez "sahte anılar" oluşturuldu.

Farelerin beyninde ilk kez "sahte anılar" oluşturuldu.

ABD’nin Massachusetts eyaletindeki RIKEN-MIT Merkezi’nde 1987'de Nobel Tıp Ödülü sahibi Susumu Tonegawa ve ekibi, farelerin beynine yerleştirilen optik fiberler sayesinde hafıza oluşumu sağlayan hücreleri harekete geçirmeyi başardı.

Araştırmacılar, farelerin beyin hücrelerini ışığa maruz bırakıldığında tepki vermek üzere yeniden programladı. Bilim adamları,  ışığa maruz bırakıldığında hücreleri etkin hale getiren "channelrhodopsin-2" proteininin üretilmesini sağlayan bir virüs geliştirdi ve beynin hafızayla ilgili hipokampus bölümüne bunu enjekte etti. Hücreleri ışığa maruz bırakmak için iplik kalınlığında optik fiberler farelerin beynine yerleştirildi.

Fareler önce tehlike içermeyen "A" kutusuna koyuldu. Daha sonra hayvanlar, "B" kutusuna alındı. Burada, farelerin beyninin hipokampus bölümündeki hücreler ışıkla uyarıldı ve "A" kutusundaki anılar harekete geçirildi. Aynı zamanda, farelerin ayaklarına elektrik şoku verildi.


Tekrar "A" kutusuna koyulan farelerin tehlike olmamasına rağmen korktuğu görüldü. Bununla beraber bilim adamları, farklı yeni bir yere koyulan farelerde istedikleri zaman "A" kutusundaki  "sahte anıya" bağlı hücreleri harekete geçirebildi.

"Science" dergisinde yayımlanan araştırma, insan hafızasının işleyişinin daha iyi anlaşılmasına  ve travma sonrası stres bozukluğu ve benzer rahatsızlıkların tedavisine ışık tutuyor.