El falından esinlenerek ortaya çıkan yeni avuç içi estetiğinde, kişiler sağlık veya evlilik gibi değerleri temsil eden çizgilerini uzattırarak kaderlerinin değiştiklerine inanıyor.
Japonya'da popüler olan el falında, falcılar aldıkları 50 Euro karşılığında kişilerin avuç içlerindeki çizgileri yorumlayarak gelecekleri hakkında tahminde bulunuyorlar. Baktırdıkları faldan memnun olmayan müşterilerin geleceklerini değiştirmek istemeleri üzerine ortaya çıkan bu yeni estetik ameliyatta, elektrikli bıçak yardımıyla istenilen çizginin daha uzun hale gelmesi sağlanıyor.
Daily Mail'in haberine göre, Japonya'da bulunan bir plastik cerrahi kliniğinde gerçekleştirilen bu işlemde kişi başı 662 Euro alınıyor. Yaklaşık 20 tane operasyon gerçekleştiren Doktor Matsuoka, operasyonun 10 ile 15 dakika arasında sürdüğünü ve avuç içindeki yara izinin bir ay süre içerisinde iyileştiğini açıkladı.
Erkeklerin para ve başarı çizgisini uzattırmayı talep ettikleri belirtilirken, kadınların aşk ve evlilik çizgilerini uzatmak istedikleri kaydedildi. Operasyonun işe yarayıp yaramadığı sorusuna doktor, "Bir kadının evlilik çizgisini uzattım ve yakın zamanda evlendi. İki müşterimin şans çizgisini uzattım ve piyangoyu kazandılar. Ama bu ameliyatın etkili olup olmadığını kanıtlayamaz çünkü plasebo etkisi de olabilir" yanıtını verdi.
Kaderlerini bu yöntemle değiştireceklerine inanan kişi sayısının gittikçe artmasıyla reklam vermeyi durduklarını belirten Matsuoka, bazı inananların ise estetik cerrahi yerine kalemle çizgilerini uzattıklarını ifade etti.(ntvmsnbc)
16 Temmuz 2013
Düşes hipnoz ile doğum yapacak
Cambridge Düşesi Kate Middleton'ın doğum süreci tüm dünya medyası tarafından yakından takip edilirken “Düşes hipnoz ile doğum yapacak” haberleri hipnodoğum tekniğini gündeme getirdi.
İngiltere Prensi William'ın eşi Cambridge Düşesi Kate Middleton’un doğumunun her anı yakından takip edilirken Düşes’in doğumu ve bebeği ile ilgili haberler de gündemden düşmüyor. Kate Middleton’un doğumunu hangi yöntem ile gerçekleştireceği de en çok merak edilenler arasında yer alırken doğuma günler kala yayınlanan “Düşes acılarını en aza indirmek için doğumda hipnoz yöntemine başvuracak” haberleri gözleri hipnodoğum tekniğine çevirdi.
Hipnodoğumun normal doğum kararı veren anne adaylarının doğum sürecini ve doğum korkusunu yenebilmesi amacıyla doğum öncesinde hipnoz tekniği ile eğitim almaları anlamına geldiğini belirten Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli, “Hamile olduğunu öğrenen birçok kadın ilk önce normal doğum yapmak istiyor ama bazen korku, bazen kontrol duygusu bazen de tıbbı zorunluluk nedeniyle sezaryene yöneliyorlar. Önemli olan bu korkuyu yenebilmek, doğum sancısının kontrol edilebileceğine inanmak. Hipnodoğumda da ana amaç; bu korkuları yenmek, vücudu bir şekilde kontrol edebilmek, doğum denen bu mucizeyi kendi akışına bırakmak” dedi.
Hipnodoğumun altında yatan asıl noktanın kişinin bir şekilde beyin gücüyle kendini bu doğuma hazır hale getirmesi, yaşanacak sürecin doğal olduğunu algılayıp bunlarla mücadele ederek doğumu ağrısız ve kolay şekilde yapması olduğuna değinen Dr. Ceydeli, “Bunu başarmak kurslarla, toplantılarla, seminerle, görsel ve yazılı bilgiler edinerek mümkün olabilir. Hipnodoğum bir kadının gebe olduğu zaman bu durumu nasıl heyecanla ve mutlulukla karşılıyorsa aynı şekilde doğumu beklerken de aynı duyguları hissedebilmesini sağlamaktır” diye konuştu.
AĞRI AYNI, TEPKİLER FARKLI
Hipnodoğumun bilinç altındaki doğum korkusunu, endişesini silme çalışması olduğunu söyleyen Dr. Ceydeli, “Bu yöntem zihinsel iyileştirme tekniklerini kullanarak hastaya bazı öğretileri vermek ve doğum sırasında bu öğretilerden faydalanmaktır. Ancak belirtmek gerekir ki düşünerek ağrıyı hafifletmek mümkün fakat tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmaz. Bilinmesi gereken şey; doğum sanıcısı kabul edilebilir, mücadele edilebilir bir ağrı olduğudur” dedi. Doğum sancısının algılanmasının kişiden kişiye değiştini dile getiren Dr. Ceydeli, “Bazıları çok rahat, çok az ağrı çekerek doğururken bazıları büyük sıkıntılar çekerek doğum yapıyor. Aslında aynı ağrı ama tepkiler birbirinden çok farklı. İşte o tepkileri kontrol etmek, baskılamak ve törpülemek bir takım öğretilerle mümkün” dedi.
TIBBİ BAKIM İHMAL EDİLMEMELİ
Kişinin bu öğretiyi benimsemiş olmasının ve bunu kontrol etmeye çalışmasının kesinlikle avantaj olduğunu dile getiren Dr. Ceydeli, “Ama önemli olan bunları yapmayı çalışırken tıbbı birtakım gerçeklerden de uzak durmaya çalışmamak. Çünkü doğum yapacak kadın şöyle düşünebilir; ‘ben bu öğretiyi benimsedim doğumumu tıbbi yardım almadan yapabileceğim, doktor bana hiçbir şekilde dokunmasın!’. İşte bu noktada hipnodoğumu doğru bulmuyoruz. Tıbbi gerçekleri ve biz doktorları dikkate almak şartıyla keşke bütün hamileler bu tarz eğitimler alsa, böyle bir şansı elde edebilseler” şeklinde konuştu.
İngiltere Prensi William'ın eşi Cambridge Düşesi Kate Middleton’un doğumunun her anı yakından takip edilirken Düşes’in doğumu ve bebeği ile ilgili haberler de gündemden düşmüyor. Kate Middleton’un doğumunu hangi yöntem ile gerçekleştireceği de en çok merak edilenler arasında yer alırken doğuma günler kala yayınlanan “Düşes acılarını en aza indirmek için doğumda hipnoz yöntemine başvuracak” haberleri gözleri hipnodoğum tekniğine çevirdi.
Hipnodoğumun normal doğum kararı veren anne adaylarının doğum sürecini ve doğum korkusunu yenebilmesi amacıyla doğum öncesinde hipnoz tekniği ile eğitim almaları anlamına geldiğini belirten Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli, “Hamile olduğunu öğrenen birçok kadın ilk önce normal doğum yapmak istiyor ama bazen korku, bazen kontrol duygusu bazen de tıbbı zorunluluk nedeniyle sezaryene yöneliyorlar. Önemli olan bu korkuyu yenebilmek, doğum sancısının kontrol edilebileceğine inanmak. Hipnodoğumda da ana amaç; bu korkuları yenmek, vücudu bir şekilde kontrol edebilmek, doğum denen bu mucizeyi kendi akışına bırakmak” dedi.
Hipnodoğumun altında yatan asıl noktanın kişinin bir şekilde beyin gücüyle kendini bu doğuma hazır hale getirmesi, yaşanacak sürecin doğal olduğunu algılayıp bunlarla mücadele ederek doğumu ağrısız ve kolay şekilde yapması olduğuna değinen Dr. Ceydeli, “Bunu başarmak kurslarla, toplantılarla, seminerle, görsel ve yazılı bilgiler edinerek mümkün olabilir. Hipnodoğum bir kadının gebe olduğu zaman bu durumu nasıl heyecanla ve mutlulukla karşılıyorsa aynı şekilde doğumu beklerken de aynı duyguları hissedebilmesini sağlamaktır” diye konuştu.
AĞRI AYNI, TEPKİLER FARKLI
Hipnodoğumun bilinç altındaki doğum korkusunu, endişesini silme çalışması olduğunu söyleyen Dr. Ceydeli, “Bu yöntem zihinsel iyileştirme tekniklerini kullanarak hastaya bazı öğretileri vermek ve doğum sırasında bu öğretilerden faydalanmaktır. Ancak belirtmek gerekir ki düşünerek ağrıyı hafifletmek mümkün fakat tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmaz. Bilinmesi gereken şey; doğum sanıcısı kabul edilebilir, mücadele edilebilir bir ağrı olduğudur” dedi. Doğum sancısının algılanmasının kişiden kişiye değiştini dile getiren Dr. Ceydeli, “Bazıları çok rahat, çok az ağrı çekerek doğururken bazıları büyük sıkıntılar çekerek doğum yapıyor. Aslında aynı ağrı ama tepkiler birbirinden çok farklı. İşte o tepkileri kontrol etmek, baskılamak ve törpülemek bir takım öğretilerle mümkün” dedi.
TIBBİ BAKIM İHMAL EDİLMEMELİ
Kişinin bu öğretiyi benimsemiş olmasının ve bunu kontrol etmeye çalışmasının kesinlikle avantaj olduğunu dile getiren Dr. Ceydeli, “Ama önemli olan bunları yapmayı çalışırken tıbbı birtakım gerçeklerden de uzak durmaya çalışmamak. Çünkü doğum yapacak kadın şöyle düşünebilir; ‘ben bu öğretiyi benimsedim doğumumu tıbbi yardım almadan yapabileceğim, doktor bana hiçbir şekilde dokunmasın!’. İşte bu noktada hipnodoğumu doğru bulmuyoruz. Tıbbi gerçekleri ve biz doktorları dikkate almak şartıyla keşke bütün hamileler bu tarz eğitimler alsa, böyle bir şansı elde edebilseler” şeklinde konuştu.
Jennifer Lopez’in Göbeği Sarktı
İlerleyen yaşına rağmen koruduğu fiziğiyle tanınan ünlü şarkıcıyla ilgili "acı gerçek" böyle ortaya çıktı.
Geçtiğimiz Pazar günü New York'taki Hyde Park'ta bir konser veren Jennifer Lopez sahneye yine iddialı kostümlerle çıktı. Ancak ne kadar uğraşırsa uğraşsın geçip giden yılların, ilerleyen yaşının kendisinde bıraktığı etkilerle mücadele etmekte onun da başarısız olduğu noktalar da gün ışığına çıktı.
Düzenli egzersiz yapan 43 yaşındaki Lopez'in sıkılığını yitiren ve kelimenin tam anlamıyla sarkan karın kasları şaşkınlık yarattı.
Geçtiğimiz Pazar günü New York'taki Hyde Park'ta bir konser veren Jennifer Lopez sahneye yine iddialı kostümlerle çıktı. Ancak ne kadar uğraşırsa uğraşsın geçip giden yılların, ilerleyen yaşının kendisinde bıraktığı etkilerle mücadele etmekte onun da başarısız olduğu noktalar da gün ışığına çıktı.Düzenli egzersiz yapan 43 yaşındaki Lopez'in sıkılığını yitiren ve kelimenin tam anlamıyla sarkan karın kasları şaşkınlık yarattı.
"ABD’de Siyahlar Özgür Değil, Dünya Bunu Bilsin"
ABD'de siyahilerin gittiği 30 bini aşkın kiliseyi temsil eden Siyah Kiliseleri Ulusal Girişimi, Adalet Bakanlığı binası önünde Zimmerman davası kararını protesto etti.
ABD'de, siyahilerin gittiği 30 bini aşkın kiliseyi temsil eden ve sosyal hayatın her alanında ırk ayrımcılığını ortadan kaldırmayı hedefleyen Siyah Kiliseleri Ulusal Girişimi (National Black Church Initiative-NBCI) adlı kuruluş, ABD Adalet Bakanlığı binası önünde, Zimmerman davası kararını protesto etti.
Ellerinde "Trayvon Martin İçin Adalet" yazılı ve Martin'in fotoğrafının yer aldığı pankartlar taşıyan grup, geçen yıl Florida eyaletinde 17 yaşındaki siyahi genç Trayvon Martin'i öldüren beyaz-Hispanik George Zimmerman'ın (29) Florida mahkemesince suçsuz bulunmasına tepkilerini ortaya koydu.
Gösteride AA muhabirinin sorularını yanıtlayan NBCI Başkanı Rahip Anthony Evans, ABD Adalet Bakanlığı'na Zimmerman'a karşı sivil haklar davası açması çağrısında bulundu. Bu davanın açılmaması halinde ise, ekonomik yollardan güçlerini kullanmaya çalışacaklarını ifade eden Evans, "Adalet verilmezse, adaleti kendimiz sağlayacağız. Bu noktada da Florida eyaletini boykot edeceğiz" dedi..
Evans, ABD genelindeki gösterilerin barışçıl şekilde devam edeceğini, "Martin'in ailesi için adaletin tohumlarını atacaklarını" söyledi.
ABD'de halen siyahlara karşı ayrımcılığın bulunduğunu savunan Evans, önem taşıyanın bunun üstesinden gelmek olduğunu belirtti.
Evans, gösteride yaptığı konuşmada da Zimmerman'ın siyahi bir gençten korktuğu için Martin'i öldürdüğünü, ABD'de bundan sonra hiçbir beyaz Amerikalı'nın sırf korktuğu için siyah Amerikalıları öldürmemesini sağlamaları gerektiğini dile getirerek, "Bu konuda Adalet Bakanlığı'ndan güvence istiyoruz" dedi.
"Siyahlar Amerika'da özgür değil, dünya bunu bilsin"
Beverly adlı bir eylemci de AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, "Adalet istiyoruz, adalet arıyoruz. Adalet olmazsa barış da olmaz" diye konuştu.
Zimmerman'ın suçsuz bulunmasının hiç adil olmadığını kaydeden Beverly, "Diyorlar ki bu dava ırkçılıkla alakalı değil. Bana göre, bu davanın neticesi ırkçılıktır. Trayvon Martin sadece marketten evine dönüyordu, elinde şeker ve içecek vardı, onu takip eden Zimmerman'dı. Bu, bir tacizdir. Polis, Zimmerman'a 'takip etme' demesine rağmen Trayvon'ın peşinden gitti, neden? Çünkü derisinin rengine ve kapüşonlu kıyafetine bakarak peşin hüküm verdi. Herkes için adalete ihtiyacımız var. Kimse ülkeyi gerilere götüremez" ifadesini kullandı.
Zimmerman'ın Martin'i öldürdükten sonra hemen tutuklanmayıp, haftalarca özgürce gezmesine yönelik kızgınlığını da dile getiren Beverly, "Bu olay oldu, çünkü Martin siyahiydi. Buna güçlü biçimde inanıyorum. Bunu her daim görüyoruz, siyahlar Amerika'da özgür değil. Köle değiller ve zincirlere vurulmuyorlar ama özgür değiller. Eğer dünya bunu bilmiyorsa, dünyanın bilmesini sağlayın" dedi.
Eylemciler, basın açıklamasının ardından, aralarına Trayvon Martin posterlerini alıp çember oluşturarak ve el ele tutuşarak, Amerika'da adaletin sağlanması için birlikte dua etti.
ABD'de, siyahilerin gittiği 30 bini aşkın kiliseyi temsil eden ve sosyal hayatın her alanında ırk ayrımcılığını ortadan kaldırmayı hedefleyen Siyah Kiliseleri Ulusal Girişimi (National Black Church Initiative-NBCI) adlı kuruluş, ABD Adalet Bakanlığı binası önünde, Zimmerman davası kararını protesto etti.Ellerinde "Trayvon Martin İçin Adalet" yazılı ve Martin'in fotoğrafının yer aldığı pankartlar taşıyan grup, geçen yıl Florida eyaletinde 17 yaşındaki siyahi genç Trayvon Martin'i öldüren beyaz-Hispanik George Zimmerman'ın (29) Florida mahkemesince suçsuz bulunmasına tepkilerini ortaya koydu.
Gösteride AA muhabirinin sorularını yanıtlayan NBCI Başkanı Rahip Anthony Evans, ABD Adalet Bakanlığı'na Zimmerman'a karşı sivil haklar davası açması çağrısında bulundu. Bu davanın açılmaması halinde ise, ekonomik yollardan güçlerini kullanmaya çalışacaklarını ifade eden Evans, "Adalet verilmezse, adaleti kendimiz sağlayacağız. Bu noktada da Florida eyaletini boykot edeceğiz" dedi..
Evans, ABD genelindeki gösterilerin barışçıl şekilde devam edeceğini, "Martin'in ailesi için adaletin tohumlarını atacaklarını" söyledi.
ABD'de halen siyahlara karşı ayrımcılığın bulunduğunu savunan Evans, önem taşıyanın bunun üstesinden gelmek olduğunu belirtti.
Evans, gösteride yaptığı konuşmada da Zimmerman'ın siyahi bir gençten korktuğu için Martin'i öldürdüğünü, ABD'de bundan sonra hiçbir beyaz Amerikalı'nın sırf korktuğu için siyah Amerikalıları öldürmemesini sağlamaları gerektiğini dile getirerek, "Bu konuda Adalet Bakanlığı'ndan güvence istiyoruz" dedi.
"Siyahlar Amerika'da özgür değil, dünya bunu bilsin"
Beverly adlı bir eylemci de AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, "Adalet istiyoruz, adalet arıyoruz. Adalet olmazsa barış da olmaz" diye konuştu.
Zimmerman'ın suçsuz bulunmasının hiç adil olmadığını kaydeden Beverly, "Diyorlar ki bu dava ırkçılıkla alakalı değil. Bana göre, bu davanın neticesi ırkçılıktır. Trayvon Martin sadece marketten evine dönüyordu, elinde şeker ve içecek vardı, onu takip eden Zimmerman'dı. Bu, bir tacizdir. Polis, Zimmerman'a 'takip etme' demesine rağmen Trayvon'ın peşinden gitti, neden? Çünkü derisinin rengine ve kapüşonlu kıyafetine bakarak peşin hüküm verdi. Herkes için adalete ihtiyacımız var. Kimse ülkeyi gerilere götüremez" ifadesini kullandı.
Zimmerman'ın Martin'i öldürdükten sonra hemen tutuklanmayıp, haftalarca özgürce gezmesine yönelik kızgınlığını da dile getiren Beverly, "Bu olay oldu, çünkü Martin siyahiydi. Buna güçlü biçimde inanıyorum. Bunu her daim görüyoruz, siyahlar Amerika'da özgür değil. Köle değiller ve zincirlere vurulmuyorlar ama özgür değiller. Eğer dünya bunu bilmiyorsa, dünyanın bilmesini sağlayın" dedi.
Eylemciler, basın açıklamasının ardından, aralarına Trayvon Martin posterlerini alıp çember oluşturarak ve el ele tutuşarak, Amerika'da adaletin sağlanması için birlikte dua etti.
Zimmerman’ın mahkeme tarafından suçsuz bulunmasının ardından protestocularla polis çatıştı
Trayvon Martin isimli silahsız bir genci öldürmekle suçlanan George Zimmerman’ın mahkeme tarafından suçsuz bulunmasının ardından ABD çapında karara ilişkin protesto gösterileri başladı.
NBC Los Angeles’ın haberine göre George Zimmerman davasında verilen “suçlu değil” kararını protesto eden yüzlerce insan, Pazar günü Arlington Avenue yakınlarındaki Otoyol 10’a doğru yürüyüşe geçti. Otoyolu yarım saatten fazla süre trafiğe kapatan protesto göstericileri, polisle de çatışmaya girdiler.
NBC 4’a konuşan Los Angeles Polis Teşkilatı (LAPD) Amiri Andrew Smith, Los Angeles Polis Teşkilatı memurlarının, bazı insanların memurlara cisimler fırlatmasının ardından, protestoculara içinde kurşundan taneciklerin bulunduğu ağzı kapalı küçük keseler ateşlediklerini belirtti.
NBC 4’dan Tena Ezzeddine’nin belirttiği üzere akşam saat 11:00 itibariyle bir kişi tutuklanmıştı ve yaralanan bir LAPD memuru bulunmuyordu.
LAPD, 21. Sokak ve 10. Ave. üzerinde memurlara şişe ve taş attığı şüphesiyle bir kişinin tutuklandığını doğruladı.
Protesto göstericileri, Floridalı jüri üyelerinin George Zimmerman’ı Trayton Martin davasından suçlu bulmamalarının bir gün sonrasında protesto için sokaklara döküldüler. NBC 4’a konuşan yetkililer, LAPD’nin öncesinde plan yaparak protestolara hazırlandığını belirttiler.
Chicago, New York, San Francisco, San Jose ve Oakland dahil Pazar günü diğer büyük şehirlerde de protesto gösterileri düzenlendi. Oakland ve San Francisco’daki kalabalıklar, en azından akşamın ilk saatlerine dek sakinliklerini korudular.
Oakland’daki yüzlerce insan, sokaklarda yürüyüş yaptı. Yürüyüşün bir noktasında, bir Amerikan bayrağı yakıldı.
NBC News’un belirttiği üzere New York’ta, Pazar gecesi binlerce gösterici Union Meydanı’ndan Times Meydanı’na kadar yürüyüş yaptı. Göstericiler kimi zaman trafiğin yavaşlamasına kimi zaman da durmasına yol açtılar. WNBC’nin belirttiği üzere söz konusu bölge, üzerinde Martin’in lehine yazıların yer aldığı posterler taşıyan ve Zimmerman’ın beraat kararını adli sistemin bozukluğu olarak nitelendiren kişiler tarafından tıkandı.
Los Angeles’ta, en az 200 kişiden oluşan grup akşam saat 7:00 sularında Otoyol 10’dan dağıtıldı. Protestocular, bu sırada LAPD memurlarının kendilerine plastik mermiyle ateş açtıklarını söylediler.
Los Angeles’ta en az iki büyük protesto düzenlendi. Akşam saat 4:00 sularında başlayan protestoların biri Martin Luther King Jr & Crenshaw bulvarlarında, diğeri ise Güney Los Angeles’taki Leimart Park’ta düzenlendi.(TurkishNY)
NBC Los Angeles’ın haberine göre George Zimmerman davasında verilen “suçlu değil” kararını protesto eden yüzlerce insan, Pazar günü Arlington Avenue yakınlarındaki Otoyol 10’a doğru yürüyüşe geçti. Otoyolu yarım saatten fazla süre trafiğe kapatan protesto göstericileri, polisle de çatışmaya girdiler.
NBC 4’a konuşan Los Angeles Polis Teşkilatı (LAPD) Amiri Andrew Smith, Los Angeles Polis Teşkilatı memurlarının, bazı insanların memurlara cisimler fırlatmasının ardından, protestoculara içinde kurşundan taneciklerin bulunduğu ağzı kapalı küçük keseler ateşlediklerini belirtti.
NBC 4’dan Tena Ezzeddine’nin belirttiği üzere akşam saat 11:00 itibariyle bir kişi tutuklanmıştı ve yaralanan bir LAPD memuru bulunmuyordu.
LAPD, 21. Sokak ve 10. Ave. üzerinde memurlara şişe ve taş attığı şüphesiyle bir kişinin tutuklandığını doğruladı.
Protesto göstericileri, Floridalı jüri üyelerinin George Zimmerman’ı Trayton Martin davasından suçlu bulmamalarının bir gün sonrasında protesto için sokaklara döküldüler. NBC 4’a konuşan yetkililer, LAPD’nin öncesinde plan yaparak protestolara hazırlandığını belirttiler.
Chicago, New York, San Francisco, San Jose ve Oakland dahil Pazar günü diğer büyük şehirlerde de protesto gösterileri düzenlendi. Oakland ve San Francisco’daki kalabalıklar, en azından akşamın ilk saatlerine dek sakinliklerini korudular.
Oakland’daki yüzlerce insan, sokaklarda yürüyüş yaptı. Yürüyüşün bir noktasında, bir Amerikan bayrağı yakıldı.
NBC News’un belirttiği üzere New York’ta, Pazar gecesi binlerce gösterici Union Meydanı’ndan Times Meydanı’na kadar yürüyüş yaptı. Göstericiler kimi zaman trafiğin yavaşlamasına kimi zaman da durmasına yol açtılar. WNBC’nin belirttiği üzere söz konusu bölge, üzerinde Martin’in lehine yazıların yer aldığı posterler taşıyan ve Zimmerman’ın beraat kararını adli sistemin bozukluğu olarak nitelendiren kişiler tarafından tıkandı.
Los Angeles’ta, en az 200 kişiden oluşan grup akşam saat 7:00 sularında Otoyol 10’dan dağıtıldı. Protestocular, bu sırada LAPD memurlarının kendilerine plastik mermiyle ateş açtıklarını söylediler.
Los Angeles’ta en az iki büyük protesto düzenlendi. Akşam saat 4:00 sularında başlayan protestoların biri Martin Luther King Jr & Crenshaw bulvarlarında, diğeri ise Güney Los Angeles’taki Leimart Park’ta düzenlendi.(TurkishNY)
CNN International: ''Özür dilemedik, dilemeyiz de''
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CNN International'ın Kıdemli Başkan Yardımcısı Khosravi ile görüşmüştü. Bu görüşme sonrası Khosravi'nin Ak Parti'den özür dilediği söylenmişti. CNN International, bu iddiayı yalanlandı.
CNN İnternational'ın Kıdemli Başkan Yardımcısı Khosravi, Başbakan Yardımcısı Arınç ile görüştü. CNN International, AK Parti'nin Kazlıçeşme mitinginden bir kareyi “Türkiye’de hükümet karşıtı protestolar” başlığı ile dünyaya duyurmuştu. Her ne kadar fotoğrafın altında görüntünün AK Parti mitinginden olduğu belirtilse de konuyla ilgili tartışmalar yaşanmıştı. Görüşmede CNN'in bu konuda özür dilediği iddia edilmişti.
Bu iddianın ortaya çıkmasından sonra CNN International PR’ın Twitter hesabından açıklama yapıldı. Açıklamada şöyle denildi:
"CNN, Türkiye'de yaptığı yayının arkasındadır. Yaptığımız tarafsız yayın için özür dilemedik, dilemeyeceğiz de."
CNN İnternational'ın Kıdemli Başkan Yardımcısı Khosravi, Başbakan Yardımcısı Arınç ile görüştü. CNN International, AK Parti'nin Kazlıçeşme mitinginden bir kareyi “Türkiye’de hükümet karşıtı protestolar” başlığı ile dünyaya duyurmuştu. Her ne kadar fotoğrafın altında görüntünün AK Parti mitinginden olduğu belirtilse de konuyla ilgili tartışmalar yaşanmıştı. Görüşmede CNN'in bu konuda özür dilediği iddia edilmişti.
Bu iddianın ortaya çıkmasından sonra CNN International PR’ın Twitter hesabından açıklama yapıldı. Açıklamada şöyle denildi:
"CNN, Türkiye'de yaptığı yayının arkasındadır. Yaptığımız tarafsız yayın için özür dilemedik, dilemeyeceğiz de."
15 Temmuz 2013
CNN AK Parti Hükümeti'nden Özür Diledi!
Gezi Parkı olaylarında dünyaya yanlış bilgi veren CNN'in üst düzey yetkilisi Ankara'ya gelip özür diledi.
CNN İnternational'ın Kıdemli Başkan Yardımcısı Khosravi, Başbakan Yardımcısı Arınç ilegörüştü. CNN International, AK Parti'nin Kazlıçeşme mitinginden bir kareyi "Türkiye'de hükümetkarşıtı protestolar" alt yazısı ile dünyaya duyurmuştu. Görüşmede CNN'in bu konuda özür dilediği öğrenildi.
Radikal Gazetesi'nin haberine göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Gezi olayları sırasında yayınlarını eleştirdiği CNN İnternational ile hükümet arasında 2 Temmuz Salı günü sürpriz bir buluşma gerçekleştiği ortaya çıktı. CNN İnternational'ın Kıdemli Başkan Yardımcısı Parisa Khosravi, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'la 1.5 saat süren bir görüşme yaptı. Görüşmede Erdoğan'ın dış politika danışmanlığını da yapan Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı İbrahim Kalın da hazır bulundu.
Edinilen bilgiye göre randevu talebi CNN İnternational'ın Başbakan Yardımcısı Parisa Khosravi'den geldi. Başbakan Erdoğan'ın da 'bilgilendirildiği' görüşmede hükümet kanadı, Gezi olayları sırasında CNN İnternational'ın tek taraflı ve abartılı yayın yaptığını belirterek duyulan rahatsızlığı iletti. CNN İnternational'ın Gezi olayları ile ilgili yayınlarından örnekler verilerek, hükümetin basın özgürlüğünden yana olduğu, ancak kanalın yaptığı yayıncılığın gerçekleri yansıtmadığının altı çizildi.
KAZLIÇEŞME ÖZRÜ
Arınç ve Kalın'ın Khosravi ile görüşmesi sırasında Başbakan Erdoğan'ın katılımı ile düzenlenen İstanbul-Kazlıçeşme mitingi de gündeme geldi. CNN İnternational, mitingi "Türkiye'de hükümet karşıtı protestolar" alt yazısı ile dünyaya duyurmuştu. Khosravi'nin olayı 'teknik arıza' olarak açıkladığı, ortada 'kasıt' bulunmadığını söylediği kaydedildi. Khosravi'nin Türkiye'nin önemine vurgu yaptığı ve Gezi olaylarını 'habercilik' çerçevesinde değerlendirdiklerini söylediği belirtildi.(Haber7)
CNN İnternational'ın Kıdemli Başkan Yardımcısı Khosravi, Başbakan Yardımcısı Arınç ilegörüştü. CNN International, AK Parti'nin Kazlıçeşme mitinginden bir kareyi "Türkiye'de hükümetkarşıtı protestolar" alt yazısı ile dünyaya duyurmuştu. Görüşmede CNN'in bu konuda özür dilediği öğrenildi.
Radikal Gazetesi'nin haberine göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Gezi olayları sırasında yayınlarını eleştirdiği CNN İnternational ile hükümet arasında 2 Temmuz Salı günü sürpriz bir buluşma gerçekleştiği ortaya çıktı. CNN İnternational'ın Kıdemli Başkan Yardımcısı Parisa Khosravi, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'la 1.5 saat süren bir görüşme yaptı. Görüşmede Erdoğan'ın dış politika danışmanlığını da yapan Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı İbrahim Kalın da hazır bulundu.
Edinilen bilgiye göre randevu talebi CNN İnternational'ın Başbakan Yardımcısı Parisa Khosravi'den geldi. Başbakan Erdoğan'ın da 'bilgilendirildiği' görüşmede hükümet kanadı, Gezi olayları sırasında CNN İnternational'ın tek taraflı ve abartılı yayın yaptığını belirterek duyulan rahatsızlığı iletti. CNN İnternational'ın Gezi olayları ile ilgili yayınlarından örnekler verilerek, hükümetin basın özgürlüğünden yana olduğu, ancak kanalın yaptığı yayıncılığın gerçekleri yansıtmadığının altı çizildi.
KAZLIÇEŞME ÖZRÜ
Arınç ve Kalın'ın Khosravi ile görüşmesi sırasında Başbakan Erdoğan'ın katılımı ile düzenlenen İstanbul-Kazlıçeşme mitingi de gündeme geldi. CNN İnternational, mitingi "Türkiye'de hükümet karşıtı protestolar" alt yazısı ile dünyaya duyurmuştu. Khosravi'nin olayı 'teknik arıza' olarak açıkladığı, ortada 'kasıt' bulunmadığını söylediği kaydedildi. Khosravi'nin Türkiye'nin önemine vurgu yaptığı ve Gezi olaylarını 'habercilik' çerçevesinde değerlendirdiklerini söylediği belirtildi.(Haber7)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)















